Nedeni nedir, önemli de degildir aslinda. Belki dagilan bir ailenin savrulan bir yapragi, belki daha iyi bir egitim icin baska ulkelere ucus, belki de “OLANAKLAR” dedirten parasiz yatililar…
Minicik kirpiklere cokmus uykusuzlukla yapilan yataklar… Hani carsaf burusuk olur ya yatagin icinde ama pike jilet gibidir… İc camasirlarini da kendi basina yikamayi ogrenir minicik elleriyle. Bembeyaz olmaz ama yıkanmistir, olsun… Sonra lahana vardır suda yuzen nohut vardir; tasli… Bir de bayat ekmek. Erkencecik bir yasta hayat zor dedirten ve zorla yedirilen…
Otobusler, trenler ve istasyonlar… Valizler, uclari delinmis coraplar, evden gelen harclik… Evde bir pazar kahvaltisini ozlemek…. Ozlemek yani en cok anneyi, babayi, kardesiyle kavga etmeyi ozlemek… Zamansiz bakkala gonderilmeyi, sokaktan eve cagrilmayi, kofte- patates yemeyi.. Artık ozlemek yaptigi en iyi istir evden uzakta buyuyen cocuklarin. Kendi kendini buyutur. O’nun cebinde yarabandi, beyaz bir mendil kadar vazgecilmezdir. Cunku kanayan dizlerini kendi iyilestirir… Bir zaman sonra da aglamaz artik. Gerekce olarak da mendil temiz kalsin diyerek.. Ozlemek en iyi isidir. O kadar usta olmustur ki bu konuda, ozlemek bedenini tamamlayan yarısı olur…
Bir bakar ki buyumus evden uzakta… Bir bakar ki bir baska hayat var artik kollarinda
ve yine EVDEN UZAKTA….
Iclal Aydın/ Hayat Güzeldir
neyi düşünmek istemediğini düşünürken bile düşünüyorsun…!
vay be çok güzel yzı gerçekten hayran kaldm